gidip gidip durdum gözlerindekalıp kalıp gittim ellerinde-bir sahnesi eksik bu oyunun-bilip bilip sustum içinde
Yan koğuşu ‘komşu’; kantin’i ‘bakkal’; avluyu ‘sokak’ sanan GÜLŞAH’a ithaftır...
/ey içimde kanat çırpan... / kurumuş yapraklar, nemli ellerimde kaldıdağıtırken rüzgara, talan olmuş yaprak tanelerinitüm dertlerim başıma üşüştü...artık, korksunlar benden!çünküseni dağıtarak rüzgaraüşüyorum...
nefesimi tutuyorum -pusların ardındadır gerçek-inişler ve yokuşlara bulanan hayat –teslimiyetteki giz- fısıltılı bir ses inletir suları -boynuma dolanır sarmaşıklar-dokunma ruhuma! uyuyor – ruhumun...
/yerküreye sığmaz düşbalığı/ başını göğüne yaslayıp, işitmeye çalışacak körü körüne bağlandığı - bakışlarına değen yıldızların, fısıldadıklarını-sonra bulanık ırmaklarda s/oluklanacak düşbalığıiçine düştüğünde gözlerini alamayacak-nehirler boyu sana b/akacak-bulamayacak...
ölür nefesim bir gün, olurun... sevgilimgökyüzü/m ol/sana bana...
yüreğime bir sorabilseydim bu zulümü bitirirdim.sona geldim... sana...yangın,yangın bakışlarınsaçların rüzgar rüzgarsavur alevini yansın, gözlerine konan turnalar sen hiç mi bahar görmedin, yüreğini...
1. Şehr-i İstanbul’a saldım , gürültüsünü madeni kalabalıkların.Altın renginde bir parıltıyla yollardan topladım , yıldızlarını gökyüzümün.Ellerime sıkıştırılmış ve yüreğime bastırılmış bir yumruk misali yuttum...
Suya yansıyan yanlarımızda bulduk seni; gözlerimizdeki ışıkda bulduk,renkli renkli...Bulutların raks edişinde bulduk seni,yeşilin bizi sarsan tonlarında bulduk. . . Bir yanımız nefsi mücadelesindeydi...
kanaya kanaya geçtiğim gece gözlerini bana çeviren aynalarüzerinde durduğum toprağa baksımsıkı basıyorum-toprağın canı acıyor-içimde diriltiğim çocuk- uzaktan bana bakıyor-koy beni sinende nefes alıp veren...
1. geliyorsun-dallarımave konuyorsun zamansız...uçabilsem ,ardından gelecek kadarım...Kanatlarını her çırptığındaköklerimi acıtıyorsun;ve “uçmak isteğim” oluyordamarlarıma ilişiyorsun.-kök salmanın yerini alıyor,karmaşıklaşıyor yaşamak-
/tünel/ düşüp dizlerimizi kanatınca sıkardık gözlerimizi... yığılırdık -tonlarca ağır hislerimizle- insanların gözlerineemanet ederdik duygularımızı -emanete ihaneti yoktu şehirlerin-kavuşturmak isterdik zincirli ellerimizi -göğe yumruk salmak arzusuyla...
/bakışlarının esrikliğinde/sanır mısın kikalemler döşediğin kaleler meydan meydan büyüyüp zaferler kazanmasın?/kavga boyu tek sesken içimde/sanır mısın kiavucumdaki elintutsaktır yeryüzüne?/sevdan kaleler boyu örülmüş tek...